6 Haziran 2010 Pazar

Top 5 Generation X filmleri

Herkes ispanyol paçalardan, vatkalı ceketlerden, kalın favorilerden ve aslan yelesi saçlardan bahsederken neden kimse en iri adamda bile babasının kıyafetini giymişcesine bol duran ceketlerden, oduncu gömleklerinden, Tavuk g.tü olarak tabir edilen saçlardan ve bandanalardan
bahsetmez ki.

90'lar nedense bana hep bir kaç filmi hatırlatıyor. Kurt Cobain'den, Guns 'n Roses ve Pearl Jam'dan bile önce bu filmler geliyor. Özellikle Kevin Smith'in yaptığı New Jersey filmleri bir zaman makinesine girip hemen 15 yıl öncesine ışınlanma isteği doğuruyor. Üstelik aşağıda bahsedeceğim filmlerin büyük çoğunluğu "kaliteli" olarak değerlendirilebilecek filmler bile değiller.

Böylece neredeyse 1,5 yıl sonra yine bir top 5 listesi daha yapmış bulunuyorum. Peşinen söylüyorum. Evet, 90'larda şaheserler var ama listeyi inceleyince, bu filmlerin büyük prodüksiyonlar olmadıklarını ve hepsinin generation x diye tabir edilen kuşağı ve onların varoluş problemlerini işlediğini göreceksiniz.

5- Singles(1992)

http://deadon.files.wordpress.com/2007/03/singles.jpg


Cameron Crowe'un yönettiği ve Bridget Fonda ve Matt Dillon'un başrolde olduğu film listeye başlamak için en uygun seçim. Kafası karışık ve evlenmeyle ilgili sorunları olan bir kuşak. Biri hayalinin peşinden koşarken sefalet çekerken, diğer koşmadığı için sefil olan iki adam ve vücudundan, ilişkilerinden, hayattan tatminsiz iki kadın... Ve tabii ki hepsinin ortak besin kaynağı ve filmin mükemmel soundtrack'ini oluşturan müzik: Grunge. Filmde ayrıca Tim Burton, Chris Cornell ve Eddie Vedder'in şöyle bir göründüğünden de bahsetmek gerek


4- Mallrats(1995)



Yukarıda bahsettiğim Kevin Smith'in New Jersey filmlerinden biri. Kevin Smith'in kendisinin bile nefret ettiği, muhtemelen hayranlarının da en sevmediği bu film burada Chasing Amy'nin yerinde duruyorsa tek sebebi size yukarıda anlatmak için çırpındığım 90'lar hakkında daha iyi bir fikir verdiğindendir. Tamam Chasing Amy'de Clerks'e çok güzel göndermeler, sağlam bir Holden karakteri ve kesinlikle Mallrats'den çok daha iyi kurgulanmış bir kadro vardır, ama sadece genç Jason Lee'nin oynadığı Brodie karakteri bile yukarıda Chasing Amy'i öven bütün özelliklerin önüne geçmeye yeter (En azından listeleri benim oluşturduğum bir ortamda). İnternet'in ve oradan indirdiğimiz filmlerin, dizilerin; takip ettiğimiz blogların ve sosyal paylaşım sitelerinin olmadığı bir ortamda yapılacak en mantıklı şey, tabii ki çizgi roman kolleksiyonu yapıp alışveriş merkezinde zaman öldürmektir. Bir de Jay ve Silent Bob gibi iki arkadaşa sahipsen tadından yenmez... Özetle Mallrats, 1995 yılında Clerks'le gazı alan Kevin Smith'in Hollywood'la imtihanıdır. Kendine göre sınıfta kalmış olsa da, bana göre fazlasıyla yeterlidir. Ha bir de finalinde Weezer çalıyor!


3- Before Sunrise(1995)
Aslında şu listeye aynı yönetmenden(Richard Linklater) girmesi gereken film, 1993 yapımı Dazed and Confused'dir ama ne yazık ki bahsettiğimiz film başka bir kuşağı anlattığından listede yerini bulamamıştır. Before Sunrise genel olarak güçlü bir film değildir. Oyuncu olarak sevdiğim Ethan Hawke ve Julie Delpy de bu filmde o kadar başarılı değillerdir. Özellikle trende tanışma sahnesi ve restoranda telefon konuşmalarını simüle ettikleri sahnede sanki kendileri de inanmadan oynamaktadır. "E o zaman bu filmi neden koydun listeye" dediğinizi duyuyorum. Evet, film belki şeklen güzel değildir, ama hikaye olarak oldukça özgün hatta en önemlisi "ilham verici"dir. Bu filmle yoğrulan gençler kendilerini, Interrail'e vurmuş.; Bu filmden gaza gelen genç bünyeler trende gördükleri diğer interrailcilere cesurca yaklaşıp tanışmışlardır. Hepsini geçtim, iki farklı ülkeden iki insanın ikisine de tamamen yabancı bir şehirde sabaha kadar vakit geçirmeleri ve birbirlerine bu kadar kısa sürede aşık olmaları yeterince ilginç bir konu değil midir?

2- Reality Bites(1994)



Bu filmle ilgili blog yazısı yazmışım zamanında daha ne yazayım. I'm nuthin' den bahsedeyim, evet. Bu filmin, bu filmlerin, bu listenin ve anlattığı kuşağın, bu şarkıdan daha iyi bir özeti olamaz. Dinleyin


1- Clerks(1994)

İşte geldik listemizin bir numarasına. Clerks hakkında bahsedecek çok şey var. Filmin sınırlı mekanlarda geçmesi, Randy ile Dante'nin oluşturduğu mükemmel tezat, Jay ve Silent Bob, Çatıdaki hokey maçı, Snowballing, Her Kevin Smith filminde ismi geçen insan ziyanı Rick Derris, Tuvalette ölen amca, Randy'nin acımasızca popüler kültüre, müşterilere ve özellikle filmlere saldırması, hatta zorlarsak ufak video dükkanlarıyla, büyük video mağaza zincirlerine belki de kapitalizm ve tüketim kültürüne eleştiri... Abartmadan her sahneyi buraya yazabilirim. Sadece bir quote vererek bitiriyorum

"Dante Hicks: 37! My girlfriend sucked 37 dicks!

Dediğim gibi belki filmlerin hiç biri zamanında birer başyapıt olarak tanımlanmadı, hatta bazıları seviyesiz ve bayağı olarak da eleştirilmiş olabilir, ama bu liste filmlerin kalitelerine göre sıralandığı bir liste değil. İzlemişsinizdir diyeceğim ama son zamanlarda nerede bahsetsem izlenmediğini görmek üzüyor beni, o yüzden hemen başlamanızı tavsiye ediyorum, anca yetişir zaten. Bak soracam sonra bunları...

5 yorum:

fulya dedi ki...

Ben before sunrise'ı geçen yıl izledim.Televizyonda zap yaparken filmin bir yerinden yakaladım ve konu gerçekten çok ilginçti. Sonuna kadar kalkamadan başından, ne güzel böyle özgürce takılmak dedim ve böyle aşklar da yaşanır mı ki diye düşünerek......

October Swimmer dedi ki...

yaşanıyor da bu filmden etkilendiği için mi yoksa yaşanması gerektiği için mi onu bilemiyorum. Sonuçta hep başkasının kıyafetlerini giyip, başkasının sözlerini söyleyip başkalarının aşklarını yaşamıyor muyuz?

fulya dedi ki...

Biz aslında kendimiz değil miyiz?

October Swimmer dedi ki...

kendimiz olamıyoruz istesek de. Çünkü ne yazık ki popüler kültür hepimize birer kollektif kimlik ve üslup yüklemekte. Aradaki kişilik değişiklikleri varyasyonlardan ibaret sadece

Atlantis dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.