22 Mayıs 2012 Salı

Gri limanlar


Stephen King, Kara kule serisinin sonunda, hep sonlarla ilgilenen acımasız okurlardan "Sizler yolculuğun keyfinin yolculuğun kendisinde değil de varış noktasında olduğuna inanan talihsizler, sizler yorgun karakterlerin dinlenmeye çekildiği Gri Limanları reddeden zalimlersiniz." diye bahsediyor.

Hiç bir zaman sonları sevmedim. İyi de, kötü de bitse hiç bir son beni mutlu etmedi. Okuduğum uzunca seriler, sezon sezon diziler... Bağ kurduğum hiç bir şeyin sonunu görmek istemedim. Çıktığım uzun yolculuklarda en çok ara durakları sevdim. Bazen 5 saatlik tren yolculuğu, gideceğim istasyonun kendisinden daha çok heyecan verdi.

Bazen yararlı aslında sonlar, zira bir şeyleri paylaşan insanlar birbirlerini gerçekten en sonda tanıyorlar. İlişki müessesesi beklentiler üzerine kurulmuşken, bu beklentiler bazen insanları mutsuz edip çileden çıkarmaya yetiyor. İnsanlar kendilerine yalan söyledikleri sürece mutsuz, ummaya devam ettikleri sürece ise sefil oluyorlar. Bu sefalet ve hüzünle başa çıkamadıkları o uzun yolun sonuna geldiklerinde ise çirkinleşiyor, gerçek yüzlerini gösteriyorlar. Geriye yolun kendisi değil de o, kargalarla dolu, yararlı ama kekremsi son kalıyor.

O yüzden hep yolculuklarımı hatırlıyorum sevgili okur. Tren camının soğukluğu, uçak penceresinden içeri dolacakmış gibi gelen beyazlık geliyor aklıma yolculuk deyince. Yolun kendisi, hiç bir sona ulaşmaksızın...

8 yorum:

nosek dedi ki...

Sevgili yazar,
"Son" birçok çağrışım yaptı.
1. "There are no happy endings
endings are the saddest part
so just give me a happy middle
and a very happy start."

2. http://fizy.com/#s/10e8ci

idi dedi ki...

misafir ya da ev sahibi olma seçeneklerine bir de turist olma seçeneği eklenmeli bence.-ömür boyu olcak şekilde ama.- ha belki de eklenmemeli çünki seçenekleri seçememek de ayrı bir kahır.

idi dedi ki...

son olarak çekinme! ve yorumla! şeysi insan hiç çekinmezken bile çekinesini getiriyor sanki. ya da getirtiyor kendim türettiğim için pek te emin olamadım şu an.

October Swimmer dedi ki...

Hayatta turist olma lüksümüz yok. Yolculuk, ne yazık ki başı sonu belli olan ve döndüğünde bok gibi hissettiren bir süreç.

bir çeşit ben işte dedi ki...

"zira bir şeyleri paylaşan insanlar birbirlerini gerçekten en sonda tanıyorlar"
durumumu bu kadar iyi açıklayan başka cümle olamazdı heralde...

October Swimmer dedi ki...

Herkesin durumu bu aslında. Sona gelindiğinde, yaşanan illüzyonlar ortadan kalktığında aslında herkesin ne olduğu o zaman ortaya çıkıyor

idi dedi ki...

eve donmek, ama varis noktasina kadar bir evin oldugunu unutmak.

Sel dedi ki...

Kekremsi!!!