30 Mayıs 2009 Cumartesi

Savunmasız


Uzun bir zaman önce, uzak, çok uzak bir galaksideki yaşanamamış bir hikayenin aklımı hala meşgul etmesi patoloji değildir de nedir, a dostlar? Gecenin yarısı okunan bir deklarasyon neden sinir bozar ki? Üstelik işbu hayata müdahil bile değilim. Yabancıyım. Bir gün göreceğimi adım gibi bildiğim bir ibareyi okuyan bir yabancıyım.

İnsan beyni karmaşık görünür, göründüğü gibi değildir. Birazcık nörofizyoloji, sunacağım mantığa sahip olmaya yeterlidir. Mantık dedim bak, bunu bir yere not et. Geri döneceğiz mantık kısmına. Vaadettiğim gibi dönmezsem fikir uçuşması yaşadığımı farzet ve üstüme gelme.

Korteks mantık sahibi ve sağduyuludur, saçma sapan işler yapmanı, kendini-en azından kendi nazarında- komik duruma düşürmeni engeller. Limbik sistem ise, korteksin dayakla terbiye etmeye çalıştığı haşarı çocuktur. Korteks'in ufak bir zaafında kafasına göre davranır, seni rezil eder.(Alkol aldığın zamanları hatırla. Bu kadar ilmi bilgi yeter, dikkat edersen hiç freudun soyut kavramlarına girmedim.)

Mantık demiştim oraya geliyorum, mantığımla hareket etmemle övünen ben, gecenin bir yarısında hiç olmamış bir hikayenin, hiç olmamış bir kahramanının, olmuş bir olayındaki aktör olamadığına üzülüyorsam. Bu, haşarı limbik sistemimin korteks'te yıllar önce açtığı bir deliği otoban gibi kullanmasından olabilir mi?

Acaba bu deliği neyle kapatmalı? Nöroşirurji? Yoksa zıt bir tedaviyle yaşanan ve yaşanacak hikayelerle mi doldurmalı o deliği? Ya da daha ne kadar hikaye koymalı ki, o delik dolmalı?

Ulan Zuckerberg!

1 yorum:

winston wolf dedi ki...

sebeplerini bilmek, çözüme götüren yol olmuyor demek çoğu zaman.
hakikatten dedikleri gibi;
terzi kendi söküğünü dikemezmiş :)