10 Ocak 2010 Pazar

Kayıp Bilet

19 Mart 2009
http://profile.ak.fbcdn.net/object2/1204/103/n20027164648_3930.jpg

Ankara'ya saat dokuzda inmiştim, şehir merkezine vardığımda ise saat çoktan 10'u geçmişti. Kocaman valizim ve ben üşüyerek Kızılay'da 119'un durağını arıyorduk. Trafik polisi, Büfeci ve en sonunda belediye temizlik elemanlarından sorarak bir caddeye çıktığım anda 119 karşımda belirdi.

Hayır, durak falan yoktu görünürlerde, Hayır biletim yoktu ve Evet, Ankara'da da İzmir'deki gibi otobüslere para verilerek binilebiliyor sanıyordum. Yine de bu saatte zorlukla bulduğum 119'u kaybetmek, Hiç bilmediğim bu şehirde Konutkent'e gecenin köründe gitme hesapları yapmak istemiyordum. Caddeye fırladım, otobüsün tam önünde durup kollarımı açtım(açaydim kollerimi?) İnsaflı şoför beni ezmek yerine otobüse aldı. İçerisi sıcaktı.

...Birinden bilet istemeliymişim. Öyle dedi. Ben de o yorgunlukla gerekirse yalvarabilirdim. Gerek kalmadı. Siyah düz saçlı, dersane ya da ikinci öğretim okulundan evine giden ve 10 kişinin 7 sinin güzel diyebileceği bir kız bilet verdi, uzattığım parayı almadı. Aldığım kağıt ve son derece tek kullanımlık bileti makineye okuttum ve memnun bir şekilde yerime geçtim. çanta ve valizlerimi dizip oturdum. 40 dakikalık yolculuk başlamıştı.

Ters koltuklardan birine oturmuştum, tüm otobüs ahalisi karşımdaydı. Aldığım bilet de cebimde. Bileti aldığım kız ara ara çekinerek bakıyordu. Nedenini anlayamamıştım. Birini beğendiğinizde atacağınız bakışlardan değildi. Bi sıkıntısı vardı, çözemedim. Benim ineceğim durağın bir öncesinde indi, inerken de aynı bakışlarla baktı bana.

20 gün boyunca kalacağım eve varınca cebimden bilet çıktığında anladım herşeyi. Bilet tek kullanımlık değilmiş, zavallı iyilik sever kızımız da daha önce iki defa kullanmış tahminen 15 lira verdiği bileti. Yol boyunca da istemeye çekindiğinden öyle bakışlar atmış. Nasıl utandığımı ve suçluluk hissettiğimi anlatamam. 2o gün boyunca 119'a her bindiğimde o bir hafta sonra unutacağım yüzü aradım hep. o bilet hep cüzdanımdaydı görürsem özür dileyip iade edeyim diye, ama denk gelmedi bi türlü.

Bu satırları okuyorsan, kusura bakma, keşke isteseydin, bilemezdim. Hala geçerli midir bilmiyorum ama biletin hala bende istersen gönderebilirim


9 yorum:

Atlantis dedi ki...

çok güldüm doğrusu, naptın sen october, biraz için rahatlar belki diye; bilet 11 lira, iki defa kullandıysa 2,2 düş , zarar 8.8 :)
(off bahçelinin hesabi gibi oldu çıkar sıfırları, topla birleri)

October Swimmer dedi ki...

valla ben yapmadım, bilemezdim o dandik kağıt parçasının kerametini :)

Atlantis dedi ki...

dandik kağıdın 20 binişlikleri bile var, ve evet hala geçerli. bana da olmuştu aynısı, iyi yad edilmiyorsun haberin olsun :)
http://raebear.net/comics/work/dilbert-borrow-chair.gif

October Swimmer dedi ki...

aslında çok utanmıştım şimdi o kızı bi daha aynı otobüste görsem nasıl tiksinir benden diye düşünmüştüm. Ahah bi de her bilet basışımda "bas tabi nasıl olsa beleş" falan derdi herhalde görse
ama yok hiç dokunmadım sonra, valla

drsophila dedi ki...

:) çok güldüm.yazık kıza belki de o da her 119 a bindiğinde gözleri seni aramıştır:)

ayrıca şimdi okuyunca aklıma geldi ben de seneler önce(ortasonda) elimdeki yeni alınmış içinde 2o biniş hakkı olan biletin bandrolünü kopartmıştım(biten biletlerin o siyah şeridini koparmak gibi bi huyum vardıda) bitirdiğim bilet olduğunu sanarak.eet ben yaptım ahanda burda itiraf ediorm:)

hiç kimse hakkında her bişey dedi ki...

'sen d o bileti başka birine ver, otobüste bilet ihtiyacı olan başka birine.. böylece bilet döner dolaşır ve bi gün çember tamamlanarak gerçek sahibine ulaşır.. ' demek isterdim ama izmirde aynı kartlar geçmiyor sanırım..

once upon a time... dedi ki...

ben kızın yerinde olsam isterdim bileti yaa,boşver,istemediyse o onun ayıbı hahaha:D

October Swimmer dedi ki...

yaa yaaa, değil mi?

24th fret dedi ki...

Kız hafif utangaç bir gülümsemeyle biletini geri isteyebilirdi, ama isteseydi bu hikâye bu kadar lezzetli olmazdı. Okuyucu açısından iki taraf da en doğrusunu yapmış.